Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Şişman sadece kendisine yetecek kadar buğday ekecekmiş

Ezine’de yol kenarındaki bahçesinde sebze meyve üreten çiftçi dostum Şişman’dan yıllardır alışveriş yapar sohbet ederim. Son sohbetimizde girdi maliyetlerinin yükseklmesi nedeniyle fiyit tutturmak zor olacağı için ticari olarak buğday ekimi yapmayacağını, sadece kendisine yetecek kadar ekim yapacağını söyledi. Araştırınca önemli bir sorunla karşılaştım.

Yıllardır ben Behramkale’ye gidip gelirken Ezine civarında bahçesinin kenarında kamyonette hemen orada ürettiği sebze ve meyveyi satan bir üreticiden alış veriş yaparım. Konuşkan güleç yüzlü kilolu birisidir. O yüzden ailece adıyla değil “Şişman” diyerek kendisinden söz ederiz.
İstanbul’a dönmek için yola çıkarken gelinim, “Şişman’a uğrarsanız domates ve biber salçası alın. Geçen de ben uğradığımda ‘Henüz tam hazır değil. Ben, sizin için ayırırım. Geçerken alırsınız’ demişti. Alırsanız sevinirim" dedi.

Uğradım. “Gelinin salçaları hazır. Biber salçası iyi oldu. Onun için hem domateste hem biberde büyük boyları ayırdım. Bütün kış yeter herhalde” dedi.

Ona uğramışken sebze meyve de aldık. Arada “Bahçede çok güzel patlıcan var. İstersen inip tek tek kendin topla. Yoksa eşim getirsin “dedi. Eşi patlıcan toplamaya gittiğinde, işlerinin nasıl olduğunu sordum.

“Burada bahçede işler Allah'a şükür iyi. Yıllardır benin gibi müşterilerim var. Ama tarlada bu yıl sadece kendimize yatacak kadar buğday ekeceğim. 30 dönümün 3 dönümde bize yetecek kadar. Daha fazla ekersem buğdaydan zarar ederim. Girdi maliyetleri çok arttı, ticari olarak fiyat tuturmam mümkün değil. Sanırım bu durumda birçok çiftçi benim gibi buğday ekiminden vazgeçer. Rekolte büyük ölçüde düşer. İthalat artar” diye değerlendirmesini kendi durumuna bağlı olarak açıkladı.

Dün bu durumu un ticareti yapan bir dostuma sordum. O da girdi maliyetlerinin çok arttığını, Konya’ da da benzer durumları gözlediğini söyledi. “Girdi maliyetleri son dönemde ne kadar arttı?” dediğimde şu bilgiyi verdi: “Son dört aydaki artışları söylersem durumu anlaşılır sanırım. Gübre bin 600 liradan 3 bin 700 liraya yükseldi. Yüzde 110’un üzerinde bir artış oldu. İlaçta da buna paralel bir artış oldu. Mazot ise aynı dönemde 4 bin 700’den 6 bin 300’e yükseldi. Onun fiyatında da yüzde 30 artış oldu.”

Böylece Şişman’ın bana yol üzerinde alış veriş yaparken verdiği bilgi un ticereti yapan dostumun verdiği bilgiyle örtüşmüş ve doğrulanmış oldu. Bir de bizim tarım yazarımız Ali Ekber Yıldırım'a bu bilgileri aktardım. O da doğrulayarak şu bilgileri verdi: “Söylenenler doğru. Girdi maliyetlerinde yüzde 100’e varan artışlar nedeniyle Orta Anadolu’da ve Konya’da buğday yerine alternatif ürün ekimleri arttı. Baklagiller, ayçiçeği ekimi yapılıyor. Geçen yıl ürün az olduğu ve ithal edildiği için fiyat artışı olan nohut ekimi de yüzde 20 arttı. Ama fiyatlar düşmeye başladı. Çiftçiler, artan girdi maliyetleri karışında hangi üründen zarar etmeyeceklerinin hesabını yaparak üretim kararı alıyorlar.”

Tarımda son yıllarda ekim alanlarında önemli daralma söz konusu. Karlılık sağlamadıkları düşüncesiyle ekim yapmayanların sayısı artıyor. Son aldığım bilgiler en önemli tahıl üretimimiz buğday ekiminden yüksek girdi maliyetleri ve fiyat tutturamama korkusuyla vazgeçmeler olduğunu gösteriyor. Bu durum tarıma destekler, ekim alanlarında ürün planlaması konularında adımlar atılmasını gerekli kılıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster