Emre ALKİN PAYLAŞMASAK OLMAZDI emre.alkin@dunya.com

‘Hem yaratıcılık, hem işletmecilik… Daha ne olsun?’

Bugünkü konuğum Ebru Aydoğdu. Daha 5 yaşındayken saçlara hayat vermeye karar vermiş. Mesleki serüveni 1994 yılında, Bursa’da başlamış. Sonra uzun süre İtalya ve İngiltere’deki akademik çalışmalara katılmış. Oralarda 10 yıl tecrübe kazanmış sonra da 26 yaşında İstanbul’a gelmiş. Artık katalog çekimleri, koleksiyon saç tasarımı ve moda kampanyalarının aranan ismi olmuş bugün. Ebru Hanım. "Müşterilerim ben yanlarında yokken de kendilerini iyi hissetmeli” diyor. Kadınlar hallerinden memnun. Ancak erkekler önceleri “saçımı sen mi keseceksin?” diye soruyorlarmış. Şimdi en sadık müşteriler onlar. İşin püf noktalarını ve hayat mücadelesini anlattı Ebru Hanım. Paylaşmasak olmazdı.  

Yaptığınız işi tam olarak nasıl tarif edersiniz?

Geliştirilmiş kuaför teknikleri kullanarak kişiye özel saç Tasarımı yapıyorum. Kuaförlüğün, sanatın önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ‘Ebru Aydoğdu Hair Art’ı oluşturdum. Burası kuaför salonunun fabrikasyon yapısından çok uzak.. Sektörde örneği olmayan bir Stüdyo. İçinde zaman zaman çeşitli aktivitelerin olacağı keyif alanı. Anadoluhisarı'nın boğaza açılan kıyısında bir yalı huzurlu bir atmosfer.

Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz?

“Büyüdüğünde ne olacaksın?” diye sorarlardı. Ben de “çok ünlü bir kuaför olacağım” derdim. Henüz 5 Yaşında karar vermiştim kuaför olmaya sanırım özümden gelen bir duygu ve bundan hiç uzaklaşmadım. O dönem gittiğimiz kuafördeki gözlemlediğim uygulamaları ben evde oyuncak bebeklere, kardeşime ve arkadaşlarıma yapıyordum.. Bir keresinde komşumuzun kızının saçını kestiğimde annemi çok zor durumda bıraktığımı ömrümün sonuna kadar unutamam.. Eve gelen oyuncağın ilk olarak saçlar kesiliyor ve röflesi yapılıyordu. Okul yıllarında müzik, resim, şiir, folklor, tiyatro vb. bir çok ilgimi çekecek alanlarda ailem yönlendirdi fakat benim ruhumda kesinlikle kuaför olmak vardı. Bursa'da iyi bilinen bir salonda asistan olarak pratik yapmaya başladım. Aynı zamanda okula devam ettim. Çok şanslıydım ki çalıştığım kişi de Avrupa’da çeşitli eğitimler almış yetenekli vizyonu olan bir kuafördü. Ama bir şey eksikti. “Dünya'da ne oluyor”, işte bunu merak ediyordum. Bu beni ilk olarak İtalya’ya sonra Fransa ve İngiltere’ye yönlendirdi. Bugün ise tüm tecrübemle Türkiye’deyim.

 

‘Hep kendi doğrularım oldu…’

Aileniz “kızım nereden çıktı bu iş” demedi mi?

Ailemin hayatımdaki seçimlerim konusunda beni yönlendirmesine çok da fırsat vermedim. Her şeyi dinler, bana uyanla yol alırım. Birazda kendi bildiğini okuyan, aklına geleni yapan ve pek söz dinlemeyen bir kişiyim bu hep böyle oldu. Her zaman “benim doğrularım” oldu. Babam terzi, annem de ev hanımıydı. Her zaman tercihlerim konusunda yanımda oldular. Hep güven duygusu yaratan bir el omuzumdaydı. Çocukluğumda öz kültür dışında beslendiğim beni etkileyen çok fazla unsur yoktu.

Güzellik paradigması şu an seviyeye geldi?

Bu çok geniş bir kapsam. Ben hiçbir şeyin sınırlar dahilinde olduğunu düşünmüyorum. Göreceli bir alan, her gün yenilenen, değişen ve sonu olmayan bir konu güzellik. Tabii bunu yaşanılan zaman ve güncel trendler, kişisel beklentiler etkiliyor. Bence geçmiş dönem tüm olanaksızlıkların içinde bile Grace Kelly, Marilyn Monroe, Audrey Hepburn’un güzellik sırlarından bugünlerde bile etkileniyoruz. Güncele uyarlayarak yeni bir stil geliştiriyoruz. Kraliçe Victoria dönemi ve Amerikan feminizminin moda ve güzellik dünyasında çok etkili olduğunu düşünüyorum. 

‘Mesleğimi çok seviyorum…’

Sosyal medyanın işinize faydası oluyor mu?

Sosyal medya dönemin kendinizi en iyi ifade edebildiğiniz ve çok daha geniş bir topluma ulaşabildiğiniz bir alan. Kuvvetli ve doğru şekilde kullanılırsa çok etkili olduğunu düşünüyorum. Fakat etkisinin de süreli olduğuna inanıyorum.. 

Başka bir iş yapmak isteseydiniz ne yapardınız?

Mesleğimi çok seviyorum. Bunu düşünmeye bile gerek duymadım. Fakat Cerrah da olabilirdim. Ayrıca Sanatın birçok alanı ile ilgileniyorum. Resim yapmak zevk aldığım bir hobim. Son dönem iç dekorasyonda vintage ve soft modern dizayn çok ilgimi çekiyor. Bir çok gezdiğim ülkelerde, ilgimi çeken farklılık yaratacak iç konseptlerin bir araya geldiği Cafe-restaurant işletmeciliği, ileride yapacağım işlerden biri olabilir. 

Yaptığınız işte eğitimin katkısı nedir? 

Kesinlikle Eğitim büyük bir yüzdeye sahip. Yetenek geliştirilmesi gereken bir şey, teknik de tek başına yeterli değil, sıradan bir ezber oluşturur. Her yaptığınızın kendine özgü bir ruha sahip olması gerek. Burada yetenek, teknik, vizyon birleştiği anda ifade buluyor. Geliştirilen donanım, tecrübe ile vizyonunuzu ortaya yansıtacak bir imzadır. Sosyal çevre ve ilişkilerin içinde yaşadığınız alanların yapmış olduğunuz her işte önemli bir etkisi vardır.

‘Sadece eğitim yetmez, tecrübe de gerekli…’

Klasik sorum geliyor. Bu işte ekmek var mı?

İstemek başarmanın yarısıdır ve başarı çok zaman yaşamınızı daim ettirecek bir kazancı yaratır. Her zaman geçiminizi sağlayacak bir mekana sahip olmasanız bile kolunuzda altın bir bilezik olacaktır.. Odak noktanızın ne olduğu önemli. Kuaförlüğü Seçen birinin ilk olarak bunu yaşam biçimi haline getirmesi gerekir.

 Kesinlikle teknikte temelden başlamak gerekli ve sürekli günceli takip etmeli. Bu alanda şubeleşmiş bir çok salon ve memur zihniyetinde insan var ve ne yazık içlerinde yeterli olmayan bir vizyon kalıbı içinde ilerliyorlar. Bu iş yaratıcılık, artistik ve işletme vizyonu ile birleştirilen bir dal. Kuaför, aynı anda hem artistik kabiliyetler hem de işletmecilik kabiliyetleri için ayrı eğitimlerle beslenmeli. 

Aklınızdan çıkmayan bir anı var mı?

Bir çok anım var aslında mesleğimde 22 yılı geride bıraktım. Bir kadın olarak erkek egemenliğinde bir meslek seçmek Avrupa dışında, özellikle İstanbul'da ilk zaman beni zorladı. Bir gün saçını kesmek için konsültasyon yaptığım bir erkek misafirim "saçımı sen mi keseceksin?" diye serzenişte bulunmuştu ve beni o an inanılmaz şaşırtan, güldüren , kızdıran bir tepkiydi. Ne mutluyum ki o kişi benim 12 Yıldır en iyi misafirlerimden biri.

‘Çocuğum yok ama olursa kuaför olsun isterim…’

Bu işte küresel başarıya kavuşmuş isimler kimler?

Dünya Çapında tercih edilen çok iyi saç tasarımcıları var. Hatta çeşitli moda markalarıyla bir arada çalışmalar yapan ve benim de takip ettiğim artistler var. Laurent Philippon bunlardan biri. Kuaförlükte kreatif ve akademik alanda Londra ve Newyork'ta Vidal SASSOON Mark Hayes ve artistik ekiple uzun yıllardır çalışmalar yapıyorum. Sektörün en önemli, öncü ve yön veren markasıdır. 

Çocuklarınız da bu işi yapsın ister misiniz?

Henüz bir çocuğum yok ama birçok yetiştirdiğim ve kuaförlüğü seçmeleri konusunda yardımcı olduğum gençler var. Bundan 20 sene önce bu mesleği yapmalarını tavsiye etmezdim. Bugün başka türlü düşünüyorum. Son yıllarda üniversite yanlış tercihler üzerine eğitimini farklı alanlarda tamamlayıp o mesleklerde mutsuz ya da iş alanı bulamayan bir çok genç arkadaşım oldu kuaförlüğü tercih eden. Dünya genelinde sosyal, saygın, sanatsal, yaratıcı ve vizyoner bir mesleğe sahip olmak, kaçırılmaması gereken bir tercih. 

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster