Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Dövizi biz mi yükselttik, yabancılar mı, işte yanıtı

Ekonomideki olumsuz gelişmeler için “kara” tanımlaması kullanılır ya, son dönemin “kara günü” de 10 Ağustos Cuma oldu. Dolar serbest piyasada bir ara 6 lirayı aştı, bankalararası piyasada 60 kuruşa yakın artışla 6 liraya yakın bir düzeyde oluştu. 13 Ağustos’ta artış daha da hızlandı ve serbest piyasada 7 lira aşıldı, bankalararası piyasadaki ortalama ise 6.88 oldu.

İşte o günlerden beri sürekli olarak dövizi yabancıların artırdığı, Türkiye ekonomisine operasyon yapılmak istendiği dile getirildi. “Dövizinizi bozdurun” çağrısı yapıldı sürekli olarak, şov peşindeki kimi kuruluşlar “niye aldıklarını bir türlü açıklayamadıkları dövizi” yüksek fiyattan satarak hem kar ettiler, hem sözüm ona “milli” olduklarını gösterdiler.

Ama can alıcı soru ortada duruyordu; dövizi kim yükseltmekteydi. Yanıtı resmi verilerde buluyoruz yine...

Kuru yükselten Türk şirketleri

Bu veriler pek hoşa gitmeyecek, ama kaynak Merkez Bankası ve açıklanan veriler de resmi veriler.

Merkez Bankası bankaların TL karşılığı gerçekleştirdikleri spot döviz işlemlerinin hacmini “yurtiçi müşteriler” ve “yurtdışı banka, kuruluş ve müşteriler” bazında açıklıyor. Bu konuya 20 Ağustos’ta köşemizde yer vermiş ve söz konusu verilerin 8 Ağustos’a kadar olduğunu, dövizde kıyametin koptuğu 10 Ağustos ve sonrasına ait verileri görmek için biraz beklememiz gerektiğini yazmıştık. İşte o veriler artık belli. Özetleyerek aktaralım neler olmuş.

Yılbaşından 9 Ağustos’a kadar geçen 155 işgününde bankalar yurtiçi müşterilerle günlük ortalama 4.9 milyar dolarlık işlem yapmışlar.

Bu 155 işgünün her birinde yurtdışı banka, kuruluş ve müşterilerle ise 3.3 milyar dolarlık işlem gerçekleştirilmiş.

Yılbaşından 9 Ağustos’a kadar olan dönemdeki günlük ortalama işlemlerde yurtiçi müşterilerin payı yüzde 56, yurtdışı müşterilerin payı yüzde 38 düzeyinde. Kalan küçük pay, diğer işlemlerden oluşuyor. Geliyoruz 10 Ağustos’a... Yurtiçi müşterilerin daha önceki dönemde 4.9 milyar dolar olan işgünü başına ortalama işlem hacmi 10 Ağustos’ta 10.1 milyar dolara fırlamış.

Peki yurtdışı müşterilerin işlem hacmi ne olmuş dersiniz. Yılbaşından 9 Ağustos’a kadarki dönemde günlük ortalama 3.3 milyarlık işlem gerçekleştiren yurtdışı müşteriler 10 Ağustos’ta 3.7 milyar dolarlık işlem yapmış.

Yurtiçi müşterilerin, yani bizlerin gerçekleştirdiği günlük işlem 4.9 milyardan 10.1 milyara çıkıyor; yurtdışı müşterilerin, yani yabancıların günlük işlemi ise 3.3 milyardan 3.7 milyara...
Türkiye’ye döviz kuru üstünden bir operasyon yapılmak isteniyorsa, Merkez Bankası’nın resmi verileri gösteriyor ki bu operasyonu kendi kendimize biz yapıyoruz.

Kur arttı, hacim düştü

Dövizdeki hareket 10 Ağustos’la sınırlı kalmadı, izleyen haftanın ilk iki günü, yani 13 ve 14 Ağustos’ta daha hızlı artışlar ve dalgalanmalar yaşadık.

Ne var ki doların bir ara 7 liranın üstüne çıktığı bu günlerde bankaların TL karşılığı spot döviz işlem hacimleri 10 Ağustos’taki düzeyin çok altına geriledi.

Yurtiçi müşterilerin 10 Ağustos Cuma günü 10.1 milyar doları bulan işlem hacimleri 13 Ağustos Pazartesi 6.4 milyara, 14 Ağustos Salı ise 5.3 milyara indi.

Yabancı müşterilerin 10 Ağustos’taki 3.7 milyar dolarlık işlem hacminin ise 13 Ağustos’ta 3.2 milyar, 14 Ağustos’ta 3.5 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği görüldü.

Yurtiçi-yurtdışı müşteri ne demek?

Söz konusu verilerin kaynağının Merkez Bankası olduğunu belirttik. Peki Merkez Bankası yurtiçi ve yurtdışı müşteri tanımını nasıl yapıyor, onu da aktaralım: Yurtiçi müşteri: Yurtiçi bankaların, yurtiçinde yerleşik yetkili müesseseler, kurumsal ve bireysel müşteriler ile gerçekleştirdikleri Türk Lirası karşılığı döviz alım ve satım işlemleri toplamı.

Yurtdışı müşteri: Yurtiçi bankaların, yurtdışı banka, kuruluş ve müşterilerle gerçekleştirdikleri Türk Lirası karşılığı döviz alım satım işlemleri toplamı. Dikkat edilirse işlem hacmi olarak yer verdiğimiz veriler alım satım toplamını gösteriyor. Buradan hareketle “İşlem artmış ama belki bu artış bankaların alımından kaynaklanıyordur” demek pek doğru olmaz. Çünkü dövizde bankalara doğru bir akım yaşansaydı, yani döviz arzında bir artıştan söz edebilseydik, o günlerde kur yükselmez, aksine düşerdi. Dolayısıyla tanım her ne kadar alım ve satım toplamını ifade ediyorsa da belli ki gerçekleşen işlemler ağırlıkla bankaların sattığı dövizden oluşuyor.

Bankaların interbank işlemleri iki gün yoğunlaştı

Yurtiçi bankaların birbirleriyle gerçekleştirdikleri TL karşılığı döviz alım satım işlemlerinin günlük ortalaması 450 milyon dolar dolayında seyrederken, bu tutar 10 ve 13 Ağustos’ta adeta tırmandı.

Söz konusu işlem hacmi 10 Ağustos’ta 807 milyon dolara, 13 Ağustos’ta ise 1 milyar 75 milyon dolara çıktı.

Anlaşılan bazı bankalar dövize öylesine sıkıştı ki ihtiyaçlarını diğer bankalardan karşılamak durumunda kaldılar. Bu mekanizma zaten var ve işliyor, ama o iki gün ihtiyacın çok arttığı anlaşılıyor.

Binali Yıldırım geçen yıl ocak ayında bakın ne demişti

Geçen yılın ocak ayı... Yani bir buçuk yılı aşkın zaman geçmiş... Döviz kurunda yine bir atak yaşanıyor. Herkes sorumlunun kim ya da kimler olduğunu bulma peşinde.

En doğru saptama dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’dan geliyor. Yıldırım, döviz kurundaki artışın ağırlıklı olarak döviz borçlusu Türk şirketlerinin alımlarından kaynaklandığını söylüyor. 
Hem zaten daha sonra Türk şirketlerinin döviz borçlanmasının önüne geçilecek şekilde bir dizi adım atılmadı mı? Böylesi kur ataklarının asıl nedeninin ne olacağı yıllar öncesinden zaten görülüyordu.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster