A. Levent ALKAN aleventalkan@gmail.com

Büyümeden sert daralma işaretleri alıyoruz

Tüm sektörleri faaliyetleri daralıyor. Büyüme ikinci çeyrekte ivmesini kaybediyor. Öncü göstergelere göre bakılırsa, üçüncü çeyrekteki düşüş çok daha sert olacak. Son çeyrekte zayıflayan büyüme temposu, ekonominin geneline yayılmış olacak. Peki neden bu kırılganlık?
Reel sektörün borçluluk düzeyi olağanüstü bir hızla arttı. 2005 yılına gidelim: Özel sektörün toplam dış borcu 64.2 milyar dolar iken, 2018 yılının ikinci çeyreğinde 240.7 milyar doları bulmuştur. 13 yıl içinde özel sektör borcuna borç katarak, 3.75 kat artırmıştır. Bu arada milli gelirimiz ne kadar artıyor derseniz, oradaki artış sadece 1.72 mislidir. Özel sektör borcunun görece (relatif) artışı, aynı zamanda kaldıraç düzeyinin 2005 ve 2018 yılları arasındaki artışı yani, 2.17 düzeyinde bir büyümeyi işaret etmektedir. Şirketlerimiz borçlu olmasına borçludur. Ya korunmaları var mıdır? Maalesef, aynı zamanda da savunmasız olduklarından, kur artışı gelip kapıyı çaldığında, işin içinden çıkamamışlardır.

Yılbaşından bu yana TL'nin değer kaybı ya da dolar/TL kur artışı, kabaca %40 düzeyindedir. Özel sektörün böylesine kırılgan olduğu bir atmosferde, çok da farklı bir sonuç beklenmez. Tarım ilk çeyrek büyümesine %0.2 puan katkı sağlarken, bu çeyrek -%0.1; sanayi +%1.7 destek sunarken bu birden +%0.9’a; inşaat +0.1’e gayrimenkul 0’a, hizmetler +1.8’e geriliyor. Üretimde bile olsa, kamunun 2. Çeyrek payı +%0.5’ten +%1.4 yükseliyor. Mevsimsellikten arındırılmış harcama yöntemiyle GSYH çeyreklik bazda +%0.9 artabilirken, özel tüketimin katkısı +%3.4 den -%0.4 e geriliyor. Geçen çeyrek +%4.8 olan devletin harcamadaki payı, bu çeyrek sadece +%0.2 de kalıyor. En önemlisi de kur etkisi. İthalattan kaçış yerliye yöneliş sayesinde, ilk çeyrek -%0.4 olan ihracatın payı, bu çeyrek +%2.4’e yükseliyor.

Sonuç olarak tüketimle 2. çeyreği ayakta tutuyor görünüyoruz. Mevsimsellikten arındırılmış ithalattaki 1.çeyrek daralması bu çeyrek de korunuyor. Yani çok hızlı bir daralmanın ilk belirtileri ithalattan itibaren tüm ekonomik faaliyet kollarına uzanıyor. İthalden alınan vergilerdeki sert daralma, 3. çeyrek küçülmesinin çok keskin olacağını ifade ediyor. Bu durumda kamunun harcamalarını hızla azalması, özel sektörün küçülmesi, borç kapaması (deleveraging), kol kesmesi kaçınılmaz görünüyor. Sanırım en kötüsü de; 4.çeyrekten itibaren artık eksi büyümeyi konuşacak olmamız. Ne yapalım, “korkunun ecele faydası yok”.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazılarını göster